Neden kahramanlar yaratıyoruz?Çünkü bizim tüm kahramanlanmız yenilgiye uğruyorlar, tüm kahramanlarımızın cesareti ve gücü belli durumlarla ‘sınırlıdır ve bunlar geçtiğinde her şey bitiyor. Kahramanlık da bitiyor.İnsan, konuşurken ağzından mutlak güzelliğe sahip kelimeler dökülen birini görmek istiyor. Bunlar, günlük hayatta kullanılan sıradan kelimeler olmamalı. Bunun için söz ustası, Demosthenes”i yaratıyoruz. Sözün sembolü olan “Tîr’i yaratıyoruz. Güç denilince "Herkül"ü yaratıyoruz..Güzellik denilince "Adonis/Afrodit" i yaratıyoruz..Fedakarlık, özveri denilince Promete’yi yaratıyoruz.Çünkü insan için fedakârlık timsali olan o tanrı -Promete- bizim en yüksek derecedeki fedakârlığa, görkemliliğe, güzelliğe olan tapma ihtiyacımızı bertaraf ediyor. Ancak o Herkül gibi güçlü değil ya da “Heliodorus” gibi ruh güzelliğine sahip değil ya da ‘Demosthenes” gibi konuşamaz. Diğer tanrılar karşısında kendisini savunamaz. O, eziyet çekmektedir. Halbuki böyle bir kusurdan uzak olmalıdır.İnsan daima, biri güzellik tanrısı, biri kutsallık tanrısı, biri sevgi tanrısı, biri tahammül tanrısı, biri cesaret tanrısı, biri güzel söz tanrısı ve biri de fedakarlık tanrısı olan bu muhtelif örneklerin tümünün birinde toplanmasını ister. Bu çaba tüm efsanelerde göze çarpmaktadır.Tüm bu özellikler birinde toplandığında kahraman/tanrı olabilmesi için gerekeni yapar ve fedakarlığı bünyesinden çıkartır..Yarattığımız kahramanlar bizi, biz ise bir şeyleri kahraman/tanrı kılabilmek adına Promete'yi kurban ederiz.
Ali Seriati

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.