Elveda Paris sosyetesinde sahte dostlarım, sizleri özlemeyeceğim. Çürümeye bensiz devam edin, size kızmıyor, tersine, acıyorum. İşte toplumumuzun büyük dramı: artık zenginlere bile imrenilmiyor. Şişman, çirkin ve bayağılar, karıları ‘’lifting’’li, hapse giriyorlar, çocukları uyuşturucu kullanıyor, zevkleri köylü, Gala için poz veriyorlar. Günümüzün zenginleri paranın amaç değil, araç olduğunu unutmuşlar. Parayla ne yapacaklarını bilemiyorlar. İnsan fakir olduğunda, en azından, parası olsa her şeyin yoluna gireceğini düşünebilir. Ama zenginse, güneyde yeni bir kır eviyle, yeni bir spor arabayla, on iki bin kağıt saydığı bir çift ayakkabıyla ya da fazladan bir manken sevgilisiyle her şeyin yoluna gireceğini düşünemez. İnsan zenginse, mazereti kalmıyor. Bütün milyarderler işte bu nedenle Prozac kullanıyorlar; çünkü artık kimseye, kendilerine bile hayal kuramıyorlar.
Frediric Beigbeder / Aşkın Ömrü Üç Yıldır
Translate
1 Mart 2014 Cumartesi
"Peri masalları sadece peri masallarında vardır. Hakikat daha aldatıcıdır. Hakikat her zaman aldatıcıdır, herkes bu yüzden yalan söyler.." Frederic Beigbeder / Aşkın Ömrü Üç Yıldır /
En güçlü aşk paylaşılmayan aşktır. Hiç öğrenmemeyi tercih ederdim, ama hakikat böyle: hayatta, sizi sevmeyen birini sevmenizden daha kötü bir şey olamaz –bu, aynı zamanda, benim hiç başıma gelmemiş olan en güzel şey. Sizi seven birini sevmenizin adı narsisizmdir. Sizi sevmeyen birini sevmenizinki ise aşk.
Frediric Beigbeder / Aşkın Ömrü Üç Yıldır /
Frediric Beigbeder / Aşkın Ömrü Üç Yıldır /
AŞK'IN ÖMRÜ..
"İnsanın bir başkasını sevebilmesi için, ilk önce kendini sevmesi gerekir.
Senin sorunun şu: o kadar çok seviyorsun ki, kalbinde başka kimseye yer kalmıyor!.."
Frediric Beigbeder / Aşkın Ömrü Üç Yıldır
Senin sorunun şu: o kadar çok seviyorsun ki, kalbinde başka kimseye yer kalmıyor!.."
Frediric Beigbeder / Aşkın Ömrü Üç Yıldır
Seni kaygılandıran şeyler varsa, benim kusurum değil: Ben, başka türlü yorumlanrın diye, gülüşüme bile dikkat ediyorum… Bana inanmıyorsan, çekip giderim, hemen giderim.’’ Yaşama sevinci / emile zola / syf 303
"Ah, sen haklıydın, bu dünyada sevinçten, iyi yüreklilikten daha önemli bir şey yok. Gerisi sıradan bir karabasan.’’
Yaşama sevinci / emile zola /
Yaşama sevinci / emile zola /
İnsan ölme zamanı geldiğinde değil, ölebildiği zaman ölür. Yüzyıllık yalnızlık / gabrial garcia marquez
"Benimle vedalaşmaya kalkma sakın. Beni çok önceden vurmuşlar gibi davran.’’ Ursula ağlamamak için dudağını ısırdı. ‘’Yaralarının üstüne kızgın taş bastır,’’dedi.
Yüzyıllık yalnızlık / gabriel garcia marquez
Yüzyıllık yalnızlık / gabriel garcia marquez
DAHA MI ZOR?
acaba insanların bedence ayrılmaları manen ayrılmalarından niçin daha güçtür? Ve niçin ayrılabilmek kuvvetini gösterdiğimiz halde bunu söylemek cesaretini bulamayız? Uzun bir yolculuğa çıkarken, senelerce sürecek bir uzaklaşmanın arifesinde, bakışlar ve aynı el sıkışı ile ertesi gün için son bir veda tasarlayıp dururken, bir daha buluşamayacaklarını pekala bilerek allahaısmaladık demek acısından kendilerini korurlar. Yoksa ihtimallere tahammül etmek hakikate tahammülden daha mı zordur?
Charles Dickens / antikacı dükkanı
Charles Dickens / antikacı dükkanı
kuşlar tekrar cıvıldaşmaya başlamadan senin bir melek olacağını söylüyorlar. Fakat doğru değil, değil mi? Bizi bırakma Nell! Gökyüzü ne kadar güzel de olsa, bizden ayrılma Nell! Charles Dickens / antikacı dükkan
"..aşk ve kederine aynı anda sebep olan şeyi en kısa sürede arkada bırakmak gerekliydi..Bu ıssız yolun geldiği noktasında hayatta herkesten, her şeyden çok sevdiği, yüreğindeki tanrıya bile açmadığı sırdan ayrılmak onun kalbini durdurabilirdi..biliyordu..ama bunu göze alacak kadar onurluydu..kararını vermişti,,aşkını yanına alıp dönmemek üzere gidecekti.."
Charles Dickens / antikacı dükkanı / syf 112
Charles Dickens / antikacı dükkanı / syf 112
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






