Translate

14 Ocak 2018 Pazar

"Bir insana, hiç kimseyle olmadığımız gibi bağlı olmak için, yan yana olmamız gerekmez. " Thomas Bernhard,


VE NEDİR İYİ PHAEDRUS..

Ve nedir iyi, Phaedrus,
ve nedir iyi olmayan –
Bunu söyleyecek birine ihtiyacımız var mı?.."
Robert M. Pirsig/Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı

*
Kült" bir kitabı anlamak kadar anlatmak da zor. Ama önce kitapla ilgili çok ilginç bir dipnot: Pirsig'in kitabı çıkartma teklifini geri çeviren 121 yayıncıdan sonra yalnızca tek bir yayıncı çok komik bir avans önermiş ve kitap öyle çıkmış ve sonrası malum:

**Kitabı önce felsefi bir deneme sandım ama sonra otobiyografik tarafı da olduğunu anladım. Çünkü kitapta anlatıcı, anlatıcının on bir yaşındaki oğlu Chris ve iki arkadaşıyla Minnesota’dan California’ya yaptıkları on yedi günlük motosiklet yolculuğunun üzerine kurulan romanda Chris'in yazarın kendi oğlu olduğunu anlıyorsunuz. (Bıçaklanarak öldürülmüş gerçek hayatta ve yazar romanda:"Her şeyden çok, alışkanlığın verdiği bir güçle sürdürüyorum yaşamayı.”diyerek bu deneyimi/yas sürecin,/ sonrasını da özetlemiş aslında.)Felsefi tarafı ise kitabın alt ben olan Phaedrus'dan kaynaklanıyor. Yolculukta sürekli anlatıcı ile birlikte oluyor ve rüyalarına giriyor.(Phaedrus ilk olarak Platon'un Mektuplarında geçen kurgusal kahramanlardan birisiymiş. Pirsig bu karakteri Platon'dan hareketle oluşturmuş. Grekçe'de "kurt" anlamına geliyormuş. Belki tüm yolculuk boyunca onları takip etmesi nedeniyle bu isim seçildi diye düşündüm.) Kitabın neredeyse tüm sayfalarını çizdim ve sevdim. Bu kitabın devamı sayılacak olan "Lila" yı da okunacaklar listesine ekledim..:)))

ANLAT..

Ilsa: Sana bir hikaye anlatabilir miyim, Rick?
Rick: Sonu "hüzünlü" mü bitiyor?
Ilsa: Sonunu henüz bilmiyorum.
Rick: Anlat. Belki anlatırken, bir son aklına gelir.

NASILSAN ÖYLE SEVDİM..

"Nasılsan öyle sevdim seni.
Kötüydün kimi günler,
kötülüğünü sevdim..."
İsmail Uyaroğlu

"İnsanın en şiddetli hayal kırıklığı, kendi kendini uğrattığı değil midir?" İki Yeşil Susamuru, Buket Uzuner


"Birbirlerini en çok büyüleyenler, birbirlerini en çok tamamlayanlardır…" Arthur Schopenhauer. ..

*Arthur Schopenhauer Felsefesinde Aşkın Metafiziğinde yer alan teoriye göre herkes kendisinin tersi özelliklerine veya kendisinde eksik olanı tamamlayan eşler arar ki bir sonraki kuşak evrimsel açıdan kendisinden daha üstün olsun. Schopenhauer'a göre çok kısa bir ömrümüz olduğunu bildiğimizden güdülerimizle hareket ederiz ve yeni bir nesil bizi devam ettirsin isteriz. Herhangi birini beğendiğimizde yüzü güzel diye düşünürken aslında düşündüğümüz, ikimizin çocuklarının nasıl olacağıymış. O yüzden kendimizde eksik, kusurlu ne görürsek karşımızda ki kişide o özellik yer almasın istermişiz. Mesela sarışınların esmerlerden, hoşlanma nedenini de bu teori ile açıklıyor. Ben açıkçası bu teoriye katılamadım.

"Buradayım." Jonathan Safran Foer

*"Daha sonra Tanrı İbrahim'i denedi.
"İbrahim!" diye seslendi.
İbrahim, "Buradayım!" dedi."/Yaratılış, 22:1

**Sınanan İbrahim, Tanrı’dan gelen nidayı duyduğunda, “Buradayım” der. Efendim ya da buyurun değil. Buradayım. ..(Ortada kutsal bir ses olmalı ve bir de cevap veren. Bu cevap veren, her şeye hazır olduğunu,belli edecek kadar inanmalı karşısındakine.)

***Çok büyük kalemleri okuduğumda Hugo gibi, Tolstoy gibi, keşke onların yaşadığı zamanda yaşamış olsam diye üzülürdüm ama ilk defa bir dehanın doğuşuna tanıklık eden bir zaman diliminde yaşadığımı hissediyorum. Foer'e "Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın"da başlayan hayranlığım şimdi okumakta olduğum "Burada"yım ile devam ediyor. 1977 doğumlu olduğunu düşününce seviniyorum daha uzun yıllar yazsın ve ben okuyayım..