Translate

2 Aralık 2014 Salı

İF YOU GO AWAY

"..gerçekten gitmek isteyen bir şey söylemeden gider. O yüzden ‘gitmek istiyorum’ diyen aslında engel olmanı bekliyordur, olmayın..gerçekten gitmek isteyene de gerçekten gelmek isteyene de uçurum da yol olur."

SEN VARSIN..

Ferhan: Ne var bu gülümseyişin altında?
Nilgün: Sen varsın.
Ferhan: Anlamadım?
Nilgün: Sen varsın dedim ya. Ya ben az önce evde oturuyordum,kendi kendime dedim ki iyi ki , çok şükür Ferhan var dedim.
Ferhan: Yani sırf bunu söylemek için mi geldin?
Nilgün: Değmez mi?
Ferhan: Ne münasebet.Yanında başka bir mazeretin daha olsaydı mesela manava da gidiyor olsaydın bu kadar değerli olmazdı.


HER ŞEYİ YARINA BIRAK..

Zaman; her şeyi yarına bırakırken..aynaya her baktığınızda sizi yitirdiğiniz halde gördüğünüzü kendiniz zannederken..yaşananlar silik birer fotoğraf gibi dururken aklınızın bir köşesinde canlanmaya başlarken..buğulanıyor dudaklarınızdan dökülen kelimelerle;
hayat her şeye rağmen seni çok sevdim..

“ente Rabbi İla men tekulini. ”/beni kime bırakıyorsun Rabbim?

"Vahyolunduğum sır: örtü!
Örtün beni!
Örtün,
âşkla.”
(Rehgüzâr)

29 Kasım 2014 Cumartesi

HASTA LA VISTA BABY

"Sana öykü yazdıran adamı hayatında istersin.
Roman yazdıran adamı seversin.
Şiir yazdırana aşık olursun."

DRUID

"Mina Urgan'ın İngiliz Edebiyat Tarihi 1. cildini okuyorum (Huzur içinde uyusun.) Son derece sürükleyici bir tarzda yazılmış bu kitapta öncelikle İngiltere tarihinden bahsediliyor. Daha önce başka bir kaynaktan okuduğumun aksine Britanya'nın yerli halkı Keltler, daha sonra 6. y.y.'da Danimarka civarından gelen Germen kavimlerinin istilasına uğruyorlar ve kuzey batı taraflarına (bugünkü İrlanda civarı) çekiliyorlar, bu Germen kavimlerindan ikisi Angle ve Saxon'lar. Angle'ler sarışın ve renkli gözlü olduklarından meleksi görünümlerinden dolayı "angel" (melek) ismi de onlardan geliyor. Germenler Kelt'lerden daha az uygar olduklarından edebiyat konusunda bir gelişme olmuyor. Keltler ise denizci olduklarından edebi eserlerinde hep denizle ilgili parçalar var ve doğayı tasvirlerinde hep dehşet hakim. Daha sonra 11. yy'da Norman istilası oluyor, ancak Norman'lar daha gelişmiş ve uygar olduklarından onların zamanında edebiyatta daha güzel eserler ortaya çıkıyor, doğa ile ilgili güzel tasvirler yer alıyor eserlerde. Ve bu dönemde eski İngilizce yerine yaklaşık 1360 yılına kadar resmi dil Fransızca oluyor. Mina Urgan'ın kitabında İngiliz edebiyatının ilerlemesinde en büyük etki Norman'lardan oluyor. Bana göre ise bu etki Kelt soyundan geliyor, bugün İrlanda civarında daha yoğun görülebilen bu ırkı mistik buluyorum ve bence İngiliz edebiyatının diğer ülke edebiyatına üstünlüğü buradan geliyor."

Kitaplık adlı blogdan.

*Görsel bir druid. Druid, Kelt çoktanrıcılığında genellikle Alplerin kuzeyinde ve Britanya Adaları'nda var olan antikKelt topluluklarındaki rahip sınıfı

BURKINA FASO'YA SEVGİLERLE..


"..elinde bir avuç yemle kuşlara doğru koşan ürküten çocuklar gibiyiz. Sürekli mutluluk peşinde koşmasak, beklesek, dursak, aslında zaten mutlu olduğumuzu fark edeceğiz."

Az önce bir makale okudum. Burkina Faso'ya bir yardım etkinliği için giden aktivistin oranın fakir/saygılı/tok gözlü insanlarını anlattığı. Haritada nerede olduğunu bile bilmediğim bu ülkeyi araştırdım biraz. (Başkenti ougadougu' imiş ama vogadugu ya da vagadugu şeklinde okunuyormuş) Açıkçası anlatılanlar kadar ülke isminin anlamı da beni etkiledi. Burkina Faso "özgür insanların ülkesi " ve sıvahili dilinde de "mutlu insanlar ülkesi" anlamına geliyormuş. insanlarının fakir ama mutlu oldukları anlatılıyor hep çeşitli yazılarda.. Vatanımı bu kadar aşkla sevmesem Burkina Fasolu olasım geldi.