Translate

27 Ağustos 2013 Salı

I AM BEADED WITH TEARS..

The cliffs are edged with trefoils, stars and bells
Such as fingers might embroider, close to death,
Almost too small for the mists to bother with.
The mists are part of the ancient paraphernalia
Souls, rolled in the doom-noise of the sea.
They bruise the rocks out of existence, then resurrect them.
They go up without hope, like sighs.
I walk among them, and they stuff my mouth with cotton.
When they free me, I am beaded with tears.

Fragment of Finisterre by Sylvia Plath 

UNSW OF DEU/FACULTY OF LAW-IZMIR BAR ASSOCIATION


                                      UNSW OF DOKUZ EYLUL/FACULTY OF LAW
İZMİR BAR ASSOCIATION

13 Ağustos 2013 Salı

Good night | Guten nacht | Bonne nuit "İYİ GECELER"


“time when my sunny hair Shall with gross roots twined be”

"Güneşli saçlarımın
Ot köklerine sarılacağı zamandır”

YOKLUĞUMDA TÜM BU YAZILANLARI OKU..SANA KELİMELERİ BIRAKIYORUM..HOŞÇAKAL..

"Bizi birbirimizden yoksulluk, düşkünlük, hatta Tanrı ya da şeytanın üzerimize yağdıracağı hiçbir şey ayıramayacakken, sen bunu kendi arzunla yaptın.
Senin yüreğini ben yaralamadım.. kendin yaraladın! 
Bunu yaparken benimkini de yaraladın. Güçlü olduğum için bu bana daha da kötü geldi.
Ben yaşamak istiyor muyum?
Bu acaba benim için nasıl bir hayat olur? Senin yokluğun…
Ah, Tanrım!
Sen, ruhun toprağa gömülü halde yaşamak ister miydin?"

Uğultulu Tepeler..

"YÜZ"LERİMİZ BİZ DEĞİLİZ..

"(Agnes): Biliyorum. Beni yüzümle tanıyorsun, beni yüz olarak tanıyorsun ve hiçbir zaman başka biçimde tanımadın. Yüzümün bana ait olmadığı gibi bir düşünceye de sahip olamazsın. 
(Kocası): Yüzünün sana ait olmadığını nasıl iddia edersin? Kim var yüzünün arkasında? 
(Agnes): Aynaların olmadığı bir dünyada yaşamış olduğunu farz et. Yüzünü düşleyecektin. Yüzünü sendeki bir şeyin bir tür dışa yansıması gibi tasarlayacaktın. Ve sonra sana bir ayna verildiğini düşün. Ne biçim bir dehşete düşerdin biliyor musun? Bütünüyle yabancı bir yüz görecektin! Ve şimdi reddettiğin şeyi açık seçik anlayacaktın: Yüzün sen değilsin!"

BİR GÜN SEN OKURSUN DİYE YAZDIM HER ŞEYİ..

"Elinin üzerine damlayan yaşların yağmur olduğunu sandı ama yağmurun yanaklarında neden tuzlu izler bıraktığını hiç düşünmedi. Geldiği yoldan geri yürürken, boynu kırık bir dal gibi bükülmüştü. İstanbul'a tek bir damlanın bile düşmediği o gece yarısında, eve varana kadar silecekleri çalıştırdı."
Hande Altaylı