"..tüm yanlışlarım doğrularımı götürmedi benim. Yanlışlarım sayesinde doğrularımı gördüm ben. Herkes gibi düşünmenin kolaylığına kaçmadım. Ne öğrendiysem onu savundum. Şu dünyada hiç bir şeyin benim olmadığını biliyorum. İnsan “ait olmak” kavramını çıkarmalı hayatından. Sınırları yok etmeli. Özgürlüğün vazgeçtiklerinin toplamıdır. Vazgeçebildiğin kadar özgürsün. Başka türlüsü yük senin hayatına. Kımıldayamazsın dokunamazsın Dudağının kenarında kalan isimleri sayıklamaktan vazgeç..Göz bebeklerine başkalarını yerleştir. Kim bilir yeni kelimeler, yeni renkler neler getirir hayatına?"
Translate
2 Aralık 2014 Salı
SEN, SEN ÇOK GÜZELSİN
Nilgün : Niye konuşmuyorsun? Susmazdın hiç. Hani ne o bitmeyen hikayelerin?
Ferhan : Ne anlatayım ?
Nilgün : En güzel hikayeni anlat.
Ferhan : Az biraz kafası kırık bir doktor gelmişti içeri, o anlatırdı. Vücudun bütün seslerini duysan sağır olurdun derdi. Oysa biz sadece kalbin sesini duyuyoruz. Beynin düşünürken , kanın akarken çıkardığı uğultu ya da yaraların kabuk bağlarken çıkardığı sesler..
Nilgün : Sen, sen çok güzelsin..
Ferhan : Ne anlatayım ?
Nilgün : En güzel hikayeni anlat.
Ferhan : Az biraz kafası kırık bir doktor gelmişti içeri, o anlatırdı. Vücudun bütün seslerini duysan sağır olurdun derdi. Oysa biz sadece kalbin sesini duyuyoruz. Beynin düşünürken , kanın akarken çıkardığı uğultu ya da yaraların kabuk bağlarken çıkardığı sesler..
Nilgün : Sen, sen çok güzelsin..
DUR YÜREĞİNİ DİNLE..
"..şaşırdığını hissettiğin zaman ağaçları düşün, onların büyüme biçimini anımsa. Unutma ki, yaprağı gür ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgarda devrilir. Oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can suyu bin bir güçlükle dolaşır. Kökler ve yapraklar aynı ölçüde gelişmelidir. Olayların içinde ve üzerinde olmalısın. Ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir, ancak böyle doğru mevsimde çiçeklerle dolabilirsin..Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman, herhangi birine öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve gene bekle. Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve;
Yüreğinin götürdüğü yere git.”
Suzanna Tomarro
İF YOU GO AWAY
"..gerçekten gitmek isteyen bir şey söylemeden gider. O yüzden ‘gitmek istiyorum’ diyen aslında engel olmanı bekliyordur, olmayın..gerçekten gitmek isteyene de gerçekten gelmek isteyene de uçurum da yol olur."
SEN VARSIN..
Ferhan: Ne var bu gülümseyişin altında?
Nilgün: Sen varsın.
Ferhan: Anlamadım?
Nilgün: Sen varsın dedim ya. Ya ben az önce evde oturuyordum,kendi kendime dedim ki iyi ki , çok şükür Ferhan var dedim.
Ferhan: Yani sırf bunu söylemek için mi geldin?
Nilgün: Değmez mi?
Ferhan: Ne münasebet.Yanında başka bir mazeretin daha olsaydı mesela manava da gidiyor olsaydın bu kadar değerli olmazdı.
Nilgün: Sen varsın.
Ferhan: Anlamadım?
Nilgün: Sen varsın dedim ya. Ya ben az önce evde oturuyordum,kendi kendime dedim ki iyi ki , çok şükür Ferhan var dedim.
Ferhan: Yani sırf bunu söylemek için mi geldin?
Nilgün: Değmez mi?
Ferhan: Ne münasebet.Yanında başka bir mazeretin daha olsaydı mesela manava da gidiyor olsaydın bu kadar değerli olmazdı.
HER ŞEYİ YARINA BIRAK..
Zaman; her şeyi yarına bırakırken..aynaya her baktığınızda sizi yitirdiğiniz halde gördüğünüzü kendiniz zannederken..yaşananlar silik birer fotoğraf gibi dururken aklınızın bir köşesinde canlanmaya başlarken..buğulanıyor dudaklarınızdan dökülen kelimelerle;
hayat her şeye rağmen seni çok sevdim..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






