Translate

8 Haziran 2013 Cumartesi

SUS Kİ..

kayıp adresten yazıyorum son kez 
sussam yalnızlık, konuşsam ayrılık 
dönsem yıkılış, dönmesem yokoluş... 
şimdi ben susuyorum, 
sende sus bana 
sus ki, bir daha ölmeyeyim…

GÖZLERİN..

Bu kente yağmur yağar ve ben üşürüm
gözlerin kadar dünya 
ne yana düşsem
gözlerini görürüm…

SÖYLEMEK..

Bazen ona birşeyler yazarsın.. Yazar siLersin, yazar silersin..
O hiçbirini okumamış olur; ama sen hepsini söylemiş olursun..

ŞAMAR

“Şimdiye kadar nasıl yaşadıysan gene öyle yaşayacaksın sanırsın. Sonra beklenmedik bir anda biri çıkar gelir. Etrafındaki kimseye benzemez. Kendini bu yeni insanın aynasında görmeye başlarsın. Var olanı değil, sende eksik olanı gösteren sihirli bir aynadır ve sen bunca zaman aslında hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığını bilmediğin bir şeye hasretlik çektiğini anlarsın. Şamar gibi iner hakikat suratına.”
— Chuck Palahniuk, Gösteri Peygamberi

ŞİİR

“Şimdi şiir bence senin yüzündür / Şimdi benim tahtım senin dizindir”

DİNLE..

“Fuir, la-bas fuir, je sens que des oiseaux sont ivres,
Mais o mon coeur entends le chant des matelots.

"Duyuyorum kuşkuların esirliğini..
kaçmak, oraya kaçmak...
Ama yüreğim, dinle şarkısını denizcilerin.”

GERİYE KALAN..

“Ne kaldı ki elimde!
Bütün içtiklerimden,
Sonsuz bir susuzluk yalnızca
Ve tüm sarılmalardan
Beceriksiz iki kol kaldı geriye.”
— Amin Maalouf