Chaotic Fetus'un Ölümü Üzerine;
Bir çok literatürde; Nietzsche’e göre insan, özü itibariyle iyi ve yetkin bir varlık değil de, bir kaplanın sırtına atlamaya can atan tamahkar, merhametsiz, tatminsiz ve kötücül bir varlıktır. Bununla birlikte, insanlar yüz yıllardan beri bu doğru bilgiyi, insanın iyi ve yetkin bir Tanrı tarafından özel olarak yaratılmış eşsiz bir türün üyesi olduğu ve Tanrı’nın insanı yerleştirmiş olduğu evrenin, teleolojik bir sistem meydana getirdiği kurgusu ya da hipoteziyle bastırmıştır.
İnsanın özünü araması, hatta aradığı bu özün içinde iyilikler bulacağına inanması kadar boşuna bir çaba olamaz. İnsanlar -aynen Nietzsche’nin tanımladığı gibi- merhametsiz, tatminsiz ve kötücül varlıklardır. Gündelik hayatın içerisinde bu davranışların çoğunu görebilmek, yaşayabilmek ve de yaşatabilmek mümkündür. İşte Chaotic Fetus da, insanın bu davranış biçimlerini gördükten sonra hayata ve insanlara olan inancını yitirmişti. Artık öyle bir noktaya gelmişti ki, hayatındaki değerli/değersiz her insan O’na büyük acılar veriyordu. Son gördüğümde bedeni yara bere içerisindeydi. İnsanların O’na yaşattıkları, bedeninde derin yaralar açmıştı. Bu yaralardan sürekli, sızıntı halinde beyaz kan akıyordu. Nefes almakta zorlanıyor, zaman zaman tıkanıyordu. Beni görünce irkildi ve dudaklarından kesik kesik sadece üç kelime dökülüverdi: ”Artık öldür beni”. Dayanamadım. Yüzüne, yanıbaşındaki yastığı kapattım ve tek kurşunla öldürdüm. Özgürlüğüne kavuşan ruhunun, odanın içerisinde duvardan duvara dans edercesine koşuşturmasını, dakikalarca seyrettim. Hala gözlerimin önünden gitmiyor, ruhunun o dansı. Yarattığım tek güzelliği kendi ellerimle öldürmüştüm. Biliyordum ki ben öldürmesiydim, insanların yaşattıkları O’nu zaten öldürecekti; O’na bu kötülüğü yapamazdım. Canım acıdı, ama öldürdüm. Ölü bedenini yorganla örttüm ve evden öylece çıktım.
- O’nu Yaratan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.