Translate
3 Mayıs 2016 Salı
"Kendini aldatmamaktan daha zor birşey yok.." L. Wittgenstein
"Üzerine konuşulamayan konusunda susmalı/ whereof one can not speak thereof one must be silent"diyerek noktaladığı Tractatus kitabında ve "Dilin labirent gibi olup, bir yöne bir yoldan gidildiğinde doğru yolda, başka yönden gelindiğinde kaybolunacağını" söylediği Felsefi Soruşturmalar’da çözümlemekte zorlandığım bir isimdi Wittgenstein. Şu an güncelliğini kaybetse de eminim pek çok kişi için -ben de dahil-felsefenin kapısını aralama nedeni olmuştur. Açıkçası resmini gördüğümde seri katile benzeyen yüzünden korksam da biyografisini okuduğumda renkli hayatı da çok ilgimi çekmişti. Düşünsenize evinize gelip piano çalan Brahms..(Ama Mozart ve Beethoven için “işte tanrı’nın gerçek oğulları” demisligi vardir. o ayrı.) Öğrencisi olduğu Bertrand Russell ın ona büyük saygı duyduğu söylenirmiş. (Üniversitedeki odasında tartışırlarken "Bana şu an odanda gergedan olmadığını kanıtlayamazsın, der ve en büyük beyinlerden biri olan hocasını deliler gibi gergedan aramaya sevk eder.)Ayrıca Hitler ile de okul arkadaşıymış bu konuda da çok anekdot var ama biraz magazinsel geldi bana inandırıcı bulmadım. (Aynı kıza aşık oldukları Hitler'in musevi düşmanlığının altında bu ismin yattığı v.s) Kendisiyle ilgili paylaşılacak şeyler bitmeyecek kadar çok o yüzden son bir söz ile noktalıyorum:""iyi olan tanrısaldır, garip gelmesine rağmen bu benim etiğimi özetler. sadece doğaüstü olan doğaüstünü anlatabilir."
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.