30 Kasım 2016 Çarşamba

"Değişme’ diyen bir ses kaldı geride...

"Değişme’ diyen bir ses kaldı geride
"sen böyle güzelsin"
değişemezdim...değişmedim… "
Şükrü Erbaş

"Bu sabah yağmur var istanbul'da..

"Bu sabah yağmur var istanbul'da..
Gözlerim dolu dolu oluyor bilinmez niye
Anne sözü dinler gibi masum...ağladım bu sabah.."

MFO 

Kış başlıyor sevgilim..

"Kış başlıyor sevgilim
iyi bak kendine
gözlerindeki usul şefkati
teslim etme kimseye, hiçbir şeye.."
Murathan Mungan

"Ruhunu yitirmiş bu çağın vebası düşünememek değil, hissedememektir.." Kirilov

*Dostoyevski'nin Ecinniler'in bir karakteri Kirilov. Ana karakter değil ve Suç ve Ceza'nın Raskolnikov'u kadar etkileyici bir karakter de değildir belki ama benim için kilometre taşlarımdan biridir. Dostoyevski'nin bütün eserlerindeki kahramanlar gibi yaşamın anlamını sorgular o da . Dostoyevski, : " tüm yaşamım boyunca bilinçli ya da bilinçsiz olarak acısını çektiğim tek sorun, tanrının varlığıdır" ile tanımladığı sorunsalı yine bir karakter üzerinden -bu defa Kirilov- çözmeye çalışmıştır. En çarpıcı dialog şu oldu benim için: "Dinin söylediği doğru mu, ölüler arasından dirilecek miyiz, yeniden birbirimizi görecek miyiz? diye sorar Kirilov , Alyoşa:" elbette yeniden göreceğiz birbirimizi, tüm olup bitenleri birbirimize sevinçle anlatacağız." der ama Kirilov ..bu kısmı okumayanlar için boş bırakıyorum.

**Dayatılanın çirkinliği ile maruz kalınanın çekilmezliği arasında gidip gelen yaşanmamışlıklardır bizi yoran..Farsça bir deyim olan ‘vernem nihaden’ gibi..birini öldürüp gömmek, sonra da izlerini yok etmek için üstünde çiçek yetiştirmekten farksız.."/ve yine Kirilov^dan son söz: Taşın kendisinde acı yoktur, ama taştan duyulan korkuda acı vardır."

Nasılsın?

"Gün biter.
İlk kendine sorması gereken soruyu,
en son kendine sorar insan;
Nasılsın..."
Seçil Oğuz

Bana uzaktı her şey sana o kadar yakın...

“İki çay söylemiştik orada, biri açık,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni
uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada
keşke yalnız bunun için sevseydim seni..
bana uzaktı her şey sana o kadar yakın
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.."

Son çırpınışımdın sen insanlar arasında..

“Kuşlar toplanmış göçüyorlar
keşke yalnız bunun için sevseydim seni
hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
keşke yalnız bunun için sevseydim seni..
şiirler yazdım toplasan hepsini hiç
keşke yalnız bunun için sevseydim seni’..
son çırpınışımdın sen insanlar arasında
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.."

Ben sana her şehirde biraz geç kaldım..

"Kehanet adlı kısacık bir şiir buldum
keşke yalnız bunun için sevseydim seni
uzaklardaydın, oracıkta öbür kıtada,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni...
ben sana her şehirde biraz geç kaldım
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.."

Gülümsüyordum, O gülümsediği için..

"Gülümsüyordum, O gülümsediği için..
Artık korkmuyordum, O bana “Korkma” dediği için.
“Üşüme!” diyen bir annenin sözünü dinler gibi,
Olur, üşümem, diyordum..
Gerekirse donarak ölürüm ama üşümem!.."
Hakan Günday

LEYLA

"İsmi:Gece..
Kendisinden başka hiç kimseye benzemiyor..Farklı...Herkesten değil; dünyadan. Farkı, başka kadınlardan farklı olması değil. Onda, bir çeşit, nasıl desem…Evet, onda sanki bir çeşit dünyaya alışamamışlık var. Burada ama sanki burada değilmiş, hatta dünyaya da ait değil de yanlışlıkla buraya uğramış sonra da kalmış gibi. Hem dünyada olup hem de dünyadan olmamasından mı bilmem; insan ona bir kez rastlayınca, onu izlemekten bir daha vazgeçemiyor..."
Nihan Kaya/ Kar ve İnci

“En este pais,asi se hace,Senora" yani, ”Bu ülkede işler böyle yürür, Bayan.."

"Celia bir takım değişikler önerdiğinde, tipik Latin Amerika tutumuyla karşılık vermişti:“En este pais,asi se hace,Senora" yani, ”Bu ülkede işler böyle yürür, Bayan.."
Arthur Hailey'in acı reçete kitabında geçer bu konuşma.Hangi alanda olursa olsun iş/toplum v.s devam eden, alışılagelmiş bir düzen varsa daha iyisi, daha doğrusu için bile olsa kimse elini taşın altına bırakmaya istekli olmuyor. Bir şeyleri düzeltmeye çalışmanın, daha iyisi, daha doğrusu için savaş vermenin önünde hep bu duvar var. Başka şeyler olduğunu düşünsek de zaman zaman yok onlar değil asıl gerekçe. Schopenhauer'un dediği gibi nakış işlemesinin ön tarafına bakıp görmemiz yetmiyor..tersini çevirip iplerin birbirine nasıl bağlandığını da görmemiz de gerekiyor. Herkes:"Başkası değişsin ama ben ve hayatım aynı kalsın" istiyor o yüzden de o motif hiç değişmiyor..

Hepimizin yazdığı içeriği farklı olsa da aynı isimli bir kitap var: KEHF/49..

KEHF SURESİ/49"Kitap ortaya konmuştur. Kitap sahiplerinin, onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. "Vay halimize! derler, bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş!» Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez..." 

O kitabı yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla yazacak olan bizleriz ve umarım güzel, iyi, doğru cümlelerle yazmayı başarabiliriz.

"'Susuyor olmam, acı çekmediğim anlamına gelmez.'' Tarık Tufan.

"İnsanın içinde olan sarsıntıların büyüklüğü Richter ile ölçülemiyor. Coğrafya derslerinde dünyadaki en hasarlı doğa olaylarının insanın içinde olduğu anlatılmıyor. Kaç kez yıkılıp kalıyor da insan yürüyüp gidiyor. ."

Emine Şimşek


GİBİ/LER..

"Bazı insanlar mecazdır. Ne yaparsanız yapın "gibi"dir onlar, değişmezler. Gerçek anlamlar vermek için boşuna yormayın kendinizi."
Emre Gökçe

Sen neredeysen orası benim cennetim annemmmm..

"Sen gece uyurken gözlerini mutlu kapattığında, sabah binlerce kilometre uzakta gözlerini mutlu açacak tek kişi "anne" dir."

Senin için dalgalara göğüs germiş olanı hatırla..

''Yolun düşerse kıyıya bir gün
senin için dalgalara göğüs germiş olanı hatırla,
selamla, yüreğin sevgi dolu.."
Jean de Béranger

“Gerçeğin aydınlığına doğru ilerlerken söylenecek ilk söz şudur: "Korkaklar ve ahmaklar geri çekilsin işimiz var.” Jean Luc Godard

"En çok aptallardan korkmalısın. Çünkü aptallıkları kurnazlıklarına engel değildir." demiştim Gambetti'ye ve eklemiştim :"Aptallar en tehlikeli olanlardır, çünkü aptallık hainlikle evlidir."

Thomas Bernhard

Dünyayı değil, kendini yen...

"Descartes da, “Dünyayı değil, kendini yen!” derken, aynı şeyi dile getiriyordu hiç bir umuda dayanmadan davranmamız gerektiğini.."
J.P. Sartre

8 Kasım 2016 Salı

Ve dedim ki kendime dön ve hayatın yüzüne bak..

"Ve dedim ki kendime dön ve hayatın yüzüne bak..
ne olduğunu bilebilmek için,
sonunu bilebilmek için,
onu olduğu gibi sevebilmek için
hayatın yüzüne bak..
sırtını döndüğün an kaybedersin..
korkmadan hayatın yüzüne, hayatın gözünün içine bak.."
Virginia Woolf

Kendini bırak git..

"Duygular, duygular, duygular..bırak kentleri, bırak yolları, istasyonları, insanları, yabancıları, sevdiklerini, çocukluğunu, ölen uzaklardaki insanlarını, bırak, bırak, bırak. .içinde seni kemiren seni bırak. bak nerelere varıyor gökyüzü.. hangi zamanlara.. hangi sonsuzluğa.. kendini bırak git.."
Tezer Özlü

Kimse yoktur kimsenin kimsesizliğine...

"Başka bir başlangıcın kapısında
aynı korkularla kalakalırız
daha önce de söylemiştim:
kimse yoktur kimsenin kimsesizliğine
hiç kimse hiç kimse hiç kimse..''
Murathan Mungan

Tanıyorum demeden önce..

"İnsanları ; Öfkelendiklerinde veya sizinle menfaat çatışması yaşadıklarında veya zaaflarını korkmadan sergileyecekleri bir ortama kavuştuklarında nasıl davrandıklarını görmeden çok iyi tanıdığınızı düşünmek ahmaklıktır.."
Mae West

Nomen est omen/ismimiz kaderimizdir...

*"Bizler, bir zamanlar gökyüzünde ki harflerdik; kainat satırları arasına indik.Kainatta şahit olunan her şey insana gönderilmiş bir mektuptur."/ Hikmetin Özü, İbn Arabî

Bir gün...

"Bir gün, söylüyorum sana, büyük bir sarsıntıyla vitrin camında eskiden ki bir halini göreceksin. İnsanlar gelip geçecek arkandan, hayat arkada akmaya devam edecek sen donakalacaksın. Sen orada mıydın o zaman? “Bütün bunlar oldu mu?” diye şaşıp öylece..Kendini ne kadar özlemiş olduğunu düşünüp öylece. Bir gün, söylüyorum sana, kendi yüreğinden başka her yerde yabancı olduğunu göreceksin.."
Ece Temelkuran

Ve ne müthiş!..

"Alışmaya başlıyorum artık
İçimdeki her şeyin yeni yerine
Bir salonun yüzünü değiştirir gibi
Yerlerini değiştiriyorum alışkanlıklarımın
Bağlılıklarımın 
Tutunduklarımı bırakmak ne tuhafmış
Ve ne müthiş!.."
Jehan Barbur

Theseus Gemisi..

Theseus, Minotaur'u tek başına öldürüp bir gemi ile eve dönmüştü. Bu kahramanca zaferi onurlandırmak için Atinalılar 1000 yıl boyunca gemiyi titizlikle limanda tuttular ne zaman geminin bir parçası eskise veya zarar görse, aynı materyalden yapılmış, tıpatıp aynı bir parçayla değiştirildi, eskisiyle aynı görünümlü ama hiç bir orijinal parça kalmayana dek. Plutarch'un Theseus Paradoksu olarak nitelendirdiği açmaza düşüyor insan: Bir şeyin her parçası değiştikten sonra nasıl aynı şey olarak kalır?Her olay ve her insanla yeniden şekillenen bizler başka birer Theseus Gemisi miyiz?Ben benim ama ben değilim mi yoksa asıl önemli olan, asıl yaşayan şey ruhlarımızdır öyle mi?Cevabı bulmak zor..